Hlas množství na horách, jakožto lidu mnohého, hlas a zvuk království a národů shromážděných: Hospodin zástupů sbírá vojsko k válce.
Dağlardaki kalabalığın gürültüsünü dinleyin!
Büyük bir halkın sesini andırıyor.
Bir araya gelmiş ulusların
Ve krallıkların gümbürtüsünü dinleyin!
Her Şeye Egemen RAB bir orduyu savaşa hazırlıyor.
I budou předěšeni, svírání a bolesti je zachvátí, jako rodička stonati budou; každý nad bližním svým užasne se, tváře jejich k plameni podobné budou.
Herkesi dehşet saracak,
Hepsi acı ve ıstırap içinde boğulacak,
Doğuran kadın gibi kıvranacak,
Şaşkın şaşkın birbirlerine bakacaklar;
Yüzleri kızaracak.
A navštívím na okršlku země zlost, a na bezbožných nepravost jejich; a káži přestati pýše pyšných, a vysokomyslnost tyranů snížím.
RAB diyor ki, “Kötülüğünden ötürü dünyayı,
Suçlarından ötürü kötüleri cezalandıracağım.
Kibirlilerin küstahlığını sona erdirecek,
Zalimlerin gururunu kıracağım.
Ozývati se také budou sobě hrozné potvory na palácích jejich, a draci na hradích rozkošných. A blízkoť jest, že přijde čas jeho, a dnové jeho prodlévati nebudou.
Kalelerinde sırtlanlar,
Görkemli saraylarında çakallar uluyacak.
Babil’in sonu yaklaştı, günleri uzatılmayacak.”